kendime not.

•31 Mar 2010 • 1 Yorum

hazır fotoğrafını da çekmişken…

Reklamlar

takı makı

•30 Mar 2010 • 1 Yorum

seviyorum bunları !!! bir koyun olsun, bir kelebek olsun :)

askısı uzun olsa daha bile güzel olurlar fikrimce, keyfimce.

meral saatçi imzalı. kedilisi de var bunun, kedinin boynunda kırmızı “bişey” mevcut, olduça sevimli. sade olan küpe ve kolyelerini çok başarılı buldum. sevdiği şeyi iyi yapan insanlardan biri heralde. böyle güzel şeyler gördüğümde erkeklerin kız arkadaşlarına hediye almasının ne kadar kolay olduğunu hatırlıyorum tekrar..

:to go without taking or removing

•29 Mar 2010 • 2 Yorum

yorucu bir haftasonunu daha geçirdik. tek istediğim yan gelip yatmakken yapmakla sorumlu olduklarım (güzel şeyler bile olsa) zorunluluk kategorisinden geldikleri için daha da zor oluyorlar.

yalovaya gittik. bu güzel. aliyi aldık. bu daha bile güzel. bunun için sabahın köründe kalkmak, katlanılır.

TORMAK’ta 2. nesil toplantısı vardı. ona gittik. o da güzel. kahvaltıyı kaçırdık. katlanılabilir. herkes çok hevesli ve enerjik, buna da zamanla katlanılabilir sanırım. “iyi ki ali var” hayatımda en çok kurduğum cümle olma ödülünün oldukça popüler bir adayı!

saatleri ileri aldık. beni resmen rahatsız ediyor saatleri ileri almak.. geri ok. ileri, sarsılıyorum!

aile kahvaltısı vardı. erkendi tabi kahvaltı. çok yasak olan bişeylerden yedim, o iyiydi -yemeğin üzerinden 2 saat geçince “elim kolum kırılsaydı, ağzım yamulsaydı da yemeseydim” moduna girdim tabi. günler geçtikçe ailecek daha çok konuşacak şeyimiz olduğunu bu kadar net farketmek çarpıcı olabiliyor. pazar sabahı floryanın tepesindeki güneşi de unutmamak lazım, tişörtle oturduk.

Pazar akşamı sonucu yine ve malesef şaşırtmayan bir derbi vardı. hatırladım ben, neden bir gs-fb  maçını fenerlilerle seyretmenin çok (bilmiorum bu kelimeler yeteri kadar ifade edebilecek mi) yanlış olduğunu.. maçı seyretmeye giderken 1 ay içinde anne olacak bir arkadaşıma rastladım. bayıldım resmen. eşi de, o da o kadar tatlılardı ki… yağmurda sırılsıklam oldum onları görecem diye ama keyfimi yerine getirdiler!

hsonundaki dengesiz ve muhtemelen saçma uykularımın sonunda birileri cezamı verdi: hayatımın en korkunç rüyalarından birini gördüm. iki gözü birden çıkmış kediler ayaklarımın altından çekilmediler bir türlü! evimin içinden eşyalar kayboluyordu. çarşaflar kendi kendilerine kıpırdıyordu. tanıdığım ve uyarmak istediğim insanlar aslında o insanlar değilmiş de içlerine kötü ruhlar girmişti. evde yapıcak bişey bulamıodum, korkuodum da, ama o şey her neyse beni takip ettiği için kimseyle görüşemior ve başka bir yerelere gidemiyordum.

bir baş ağrısıyla uyandım ki rüyadaki bütün korkunç hayvanları açıklıyordu bence..

anneme uğradım sabah. apartmanlarındaki kediyi çok seviyorum! apartmanda kedi beslemek diye bişey olabilir bence. bi rahat da durmadı ama olduu kadar:

terry jacks.seasons in the sun.

ortadan kaybolma isteğimi açıklayamam heralde kimseye. o yüzden birileri beni kaçırsa fena olmaz sanırım. fidye istemek ne kadar akıllıca olur onu kestiremiyorum..

dert

•26 Mar 2010 • 3 Yorum

bazen içinizi sıkanlar hakkında konuşmak istersiniz manasızca. konuşunca bir yere varılacağından değil ama sadece anlamsız bir paylaşma isteğiyle dökmek dökülmek istersiniz. ama sadece paylaşmak da yetmez böyle durumlarda. “duvar”a anlatmak ya da kendi kendinize mektup yazmak rahatlatmıycaktır. karşıdan da bir iki cümle duymaktır biraz amaç..

İşte bir nefeste herşeyi anlattığınız kişiyi özenle seçebilseniz seçersiniz. seçseniz iyi edersiniz. fakar malesef genelde öyle zamanlarda derdinizi anlattığınız kişinin bunun üzerinde düşünmeye müsait olup olmadığına dikkat edemezsiniz. çok bişey değildir beklediğiniz ama herhangi bi sebepten karşısınızdaki sanki anlatmamışsınız ya da onu sıkan bir sivrisinekmişsiniz gibi davranır. alınacak bişey yoktur aslında, bilirsiniz. yanlış kapıdır gittiğiniz. bu o insanın sizi sevmediğini, uzak durmak istediğini ya da sizi dinlemekten fenalık geçirmek/geçirmemek arasında tereddüt ettiğini göstermez. o anda ona anlatmayı seçerek ne kadar dikkatsiz olduysanız, o da o kadar dikkatsiz davranmıştır tepkisinde. daha fazlası yoktur.

belki bilmemkaçıncı postadır bu sizden duyduğu. ve sıkılmıştır. bu başka vakadır. o durum için yazılacak yazı bu değildir.

yine de berbat etmiş(siniz)tir işte. konuyu kapatmıştır ve sizin tüfeğinizdeki tek kurşun havaya sıkılmıştır. ne eve yemek götürebilirsiniz artık, ne de tekrar ava çıkacak gücünüz kalır.

boş bulunmamak lazımdır belki.

hsonunu düşünmenin içimde bir sıkıntı yaratmasından nefret ediorum.

“kendinden kaçmak uyuşukluk yaratır. bütün hayatını 4 duvar arasında geçirmek gibidir.”

microsoft painter

•25 Mar 2010 • Yorum Yapın

Bir arkadaşın sitesinde gördüm..

çok eğlendim : )

happy tree friend

•25 Mar 2010 • 1 Yorum

bahçemizin ağacı, balkonumuzun arkadaşı.. Mart başında açmaya başladı! çok çabuk güzelleşiyor. bütün kış üşüdü, yoruldu. sonra bir sabah bi baktık ki yeşil tomurcukları gelmiş, sonra hemen patlamış o tomurcuklar..


artık onun bayramı. çok güzel oldu, her yerinde bembeyaz çiçek açtı. gelin oldu :)! diğer ağaçların onu kıskandığından eminim. arılar peşini bırakmıor!

bir aya kalmaz bu çiçekler dökülür yerlerini kocaman sarı eriklere bırakır. balkondan uzak oluyor erikler, eğilmek de çok sağlıklı olmuyor her zaman. 2 sene önce “balkonun içine giren ağaçtan meyva toplama operasyonu?” için bir aparat yapmıştık. plastik su şişesinin tepesini kesip bi süpürgenin ucuna yapıştırdık. erikleri böyle topluyoduk. bu sene de yaparız kesin, muhteşem oluo arkadaşın eriklerini yemek. komşulara vermeye kıyamıoruz. zaten onlar da dişlerinden erik yiyemiyorlardır diye tahmin ediyorum.

Dışarısı o kadarı güzel kokuyo ki…

raindrops are falling on my head.BJ Thomas.

for nobody but you

•24 Mar 2010 • Yorum Yapın

iki günde iki grup çok bile oldu.

bunlar bi acaip! hiç duymamışım. garip istekler uyandırıo bende: kumar masası başında (kumar oynamadan tabi ki) sert içkiler içmek, zıplayarak yürümek. koyu renk bir ruj ve seksi bir elbise de fena olmaz… hava soğuk olmalı ama. notez bien.

The Squirrel Nut Zippers.you’re driving me crazy. burdan dinle

Meant to be de kayda değer.